estar como una cabra
kelimesi kelimesine: keçi gibi olmak
delirmiş olmak, kafayı yemiş olmak
🇹🇷 Türkçesi: keçileri kaçırmak
¡Tu primo está como una cabra! Se bañó en el mar en enero.
Kuzenin keçileri kaçırmış! Ocak ayında denize girdi.
Bir dili gerçekten konuşmak, deyimlerini bilmekle başlar. 40 deyim ve atasözü — kelimesi kelimesine çevirisi, gerçek anlamı ve çoğunda Türkçedeki birebir karşılığıyla. Göreceksiniz: iki dil bazen şaşırtıcı derecede benzer düşünüyor.
kelimesi kelimesine: keçi gibi olmak
delirmiş olmak, kafayı yemiş olmak
🇹🇷 Türkçesi: keçileri kaçırmak
¡Tu primo está como una cabra! Se bañó en el mar en enero.
Kuzenin keçileri kaçırmış! Ocak ayında denize girdi.
kelimesi kelimesine: tavuk olmak
korkak olmak
🇹🇷 Türkçesi: tavuk yürekli olmak
No seas gallina, ¡salta a la piscina!
Korkak olma, atla havuza!
kelimesi kelimesine: kedide üç ayak aramak
olmayan sorun yaratmak, işi yokuşa sürmek
🇹🇷 Türkçesi: pireyi deve yapmak
No busques tres pies al gato; la respuesta es sencilla.
İşi yokuşa sürme; cevap çok basit.
kelimesi kelimesine: köpekle kedi gibi geçinmek
sürekli kavga etmek
🇹🇷 Türkçesi: kedi köpek gibi olmak
Mis hermanos se llevan como el perro y el gato.
Kardeşlerim kedi köpek gibiler.
kelimesi kelimesine: kara koyun olmak
ailenin/grubun uyumsuz üyesi olmak
🇹🇷 Türkçesi: yüz karası (ama daha yumuşak)
Soy la oveja negra de la familia: el único sin corbata.
Ailenin kara koyunu benim: kravatsız tek kişi.
kelimesi kelimesine: bir atışta iki kuş öldürmek
tek hamlede iki iş halletmek
🇹🇷 Türkçesi: bir taşla iki kuş vurmak
Si estudias con música española, matas dos pájaros de un tiro.
İspanyolca müzikle çalışırsan bir taşla iki kuş vurursun.
kelimesi kelimesine: hediye ata dişine bakma
hediyenin kusuru aranmaz
🇹🇷 Türkçesi: üzümünü ye bağını sorma / hediye atın dişine bakılmaz
No te quejes del regalo: a caballo regalado no le mires el diente.
Hediyeden şikâyet etme: hediye atın dişine bakılmaz.
kelimesi kelimesine: balık hafızalı olmak
çok unutkan olmak
🇹🇷 Türkçesi: balık hafızalı olmak
Tengo memoria de pez: olvidé tu cumpleaños otra vez.
Balık hafızalıyım: doğum gününü yine unuttum.
kelimesi kelimesine: yenmiş ekmek olmak
çok kolay olmak
🇹🇷 Türkçesi: çocuk oyuncağı olmak
El examen fue pan comido.
Sınav çocuk oyuncağıydı.
kelimesi kelimesine: salatalık kadar önemsemek
hiç umursamamak
🇹🇷 Türkçesi: umurunda olmamak / zerre takmamak
Me importa un pepino lo que digan.
Ne dedikleri zerre umurumda değil.
kelimesi kelimesine: kötü sütte olmak
çok aksi, sinirli olmak
🇹🇷 Türkçesi: burnundan solumak
Hoy el jefe está de mala leche; mejor no le preguntes nada.
Bugün patron burnundan soluyor; hiçbir şey sormasan iyi olur.
kelimesi kelimesine: birine balkabağı vermek
birini (aşkta) reddetmek
Le pedí una cita y me dio calabazas.
Ona çıkma teklif ettim, beni reddetti.
kelimesi kelimesine: domates gibi olmak
utançtan kıpkırmızı olmak
🇹🇷 Türkçesi: kıpkırmızı kesilmek
Cuando la profesora lo elogió, se puso como un tomate.
Öğretmen onu övünce kıpkırmızı kesildi.
kelimesi kelimesine: armut yılından olmak
çok eski, modası geçmiş olmak
🇹🇷 Türkçesi: Nuh nebiden kalma
Ese móvil es del año de la pera.
O telefon Nuh nebiden kalma.
kelimesi kelimesine: karaağaçtan armut istemek
imkânsızı istemek
🇹🇷 Türkçesi: olmayacak duaya amin demek
Esperar que llegue puntual es pedir peras al olmo.
Onun vaktinde gelmesini beklemek olmayacak duaya amin demek.
kelimesi kelimesine: çorbanın içinde bile olmak
her yerde karşına çıkmak
Ese cantante está hasta en la sopa: tele, radio, anuncios...
O şarkıcı her yerde: televizyon, radyo, reklamlar...
kelimesi kelimesine: yüzdeki bir göze mal olmak
çok pahalı olmak
🇹🇷 Türkçesi: ateş pahası olmak
Este abrigo me costó un ojo de la cara.
Bu palto bana ateş pahasına mal oldu.
kelimesi kelimesine: dilinde tüy olmamak
lafını esirgememek, dobra olmak
🇹🇷 Türkçesi: kalender / lafını sakınmamak
Mi abuela no tiene pelos en la lengua: siempre dice la verdad.
Büyükannem lafını hiç sakınmaz: her zaman doğruyu söyler.
kelimesi kelimesine: birinin saçını almak
biriyle dalga geçmek, kandırmak
🇹🇷 Türkçesi: işletmek
¿Un examen el domingo? ¡Me estás tomando el pelo!
Pazar günü sınav mı? Beni işletiyorsun!
kelimesi kelimesine: pençeyi sokmak
gaf yapmak, pot kırmak
🇹🇷 Türkçesi: pot kırmak / baltayı taşa vurmak
Metí la pata: le pregunté por su ex delante de su novia.
Pot kırdım: sevgilisinin yanında eski sevgilisini sordum.
kelimesi kelimesine: burunlara kadar dolu olmak
bıkmak, gına gelmek
🇹🇷 Türkçesi: burnundan gelmek / gına gelmek
Estoy hasta las narices del tráfico de esta ciudad.
Bu şehrin trafiğinden gına geldi.
kelimesi kelimesine: harfin dibinde yapmak
harfiyen uygulamak
🇹🇷 Türkçesi: harfi harfine yapmak
Siguió la receta al pie de la letra y salió perfecta.
Tarifi harfi harfine uyguladı ve mükemmel oldu.
kelimesi kelimesine: bir el atmak
yardım etmek
🇹🇷 Türkçesi: el atmak / elinden tutmak
¿Me echas una mano con la mudanza?
Taşınmada bana el atar mısın?
kelimesi kelimesine: bacağı salıvermiş uyumak
deliksiz, mışıl mışıl uyumak
🇹🇷 Türkçesi: kütük gibi uyumak
Después del viaje dormí a pierna suelta diez horas.
Yolculuktan sonra on saat kütük gibi uyudum.
kelimesi kelimesine: kırmızıya dönmek
utanmak, kızarmak
🇹🇷 Türkçesi: yüzü kızarmak
Se puso rojo cuando todos lo miraron.
Herkes ona bakınca yüzü kızardı.
kelimesi kelimesine: her şeyi pembe renkte görmek
aşırı iyimser olmak
🇹🇷 Türkçesi: pembe gözlükle bakmak
Está enamorada y lo ve todo de color de rosa.
Âşık; her şeye pembe gözlükle bakıyor.
kelimesi kelimesine: beyazda kalmak
aklı durmak, hiçbir şey hatırlayamamak
🇹🇷 Türkçesi: kafası boşalmak / dili tutulmak
En el examen me quedé en blanco.
Sınavda kafam bomboş oldu.
kelimesi kelimesine: mavi prens
hayallerdeki erkek
🇹🇷 Türkçesi: beyaz atlı prens
Sigue esperando a su príncipe azul.
Hâlâ beyaz atlı prensini bekliyor.
kelimesi kelimesine: bulutlarda olmak
dalgın olmak, aklı başka yerde olmak
🇹🇷 Türkçesi: aklı bir karış havada olmak
¡Presta atención! Siempre estás en las nubes.
Dikkat et! Aklın hep bir karış havada.
kelimesi kelimesine: testilerle yağmak
bardaktan boşanırcasına yağmak
🇹🇷 Türkçesi: bardaktan boşanırcasına yağmak
No salgas ahora: está lloviendo a cántaros.
Şimdi çıkma: bardaktan boşanırcasına yağıyor.
kelimesi kelimesine: ayı istemek
imkânsız şeyler istemek
🇹🇷 Türkçesi: gökten yıldız istemek
Quiere un piso céntrico, barato y con vistas: pide la luna.
Merkezi, ucuz ve manzaralı daire istiyor: gökten yıldız istiyor.
kelimesi kelimesine: güneş olmak
çok iyi/tatlı biri olmak
🇹🇷 Türkçesi: melek gibi olmak
Gracias por ayudarme, ¡eres un sol!
Yardımın için sağ ol, meleksin!
kelimesi kelimesine: hiçbir şey olmuyor
sorun değil, boş ver
🇹🇷 Türkçesi: sorun yok / boş ver
—Perdona el retraso. —No pasa nada.
—Geciktiğim için özür dilerim. —Sorun değil.
kelimesi kelimesine: çiviye vurmak
tam isabet ettirmek
🇹🇷 Türkçesi: tam üstüne basmak / on ikiden vurmak
Con ese regalo diste en el clavo.
O hediyeyle tam on ikiden vurdun.
kelimesi kelimesine: kılıç ile duvar arasında olmak
iki zor seçenek arasında sıkışmak
🇹🇷 Türkçesi: iki arada bir derede kalmak
Estoy entre la espada y la pared: mi jefe o mi familia.
İki arada bir deredeyim: patronum ya da ailem.
kelimesi kelimesine: zamanı öldürmek
vakit geçirmek
🇹🇷 Türkçesi: zaman öldürmek
Jugaba con el móvil para matar el tiempo.
Zaman öldürmek için telefonla oynuyordum.
kelimesi kelimesine: hangi sopadansa öyle kıymık
çocuk ebeveynine çeker
🇹🇷 Türkçesi: armut dibine düşer
Su hijo también es músico: de tal palo, tal astilla.
Oğlu da müzisyen: armut dibine düşer.
kelimesi kelimesine: geç, hiç yoktan iyidir
geç kalmak hiç yapmamaktan iyidir
🇹🇷 Türkçesi: geç olsun güç olmasın
Por fin aprendiste a nadar: más vale tarde que nunca.
Sonunda yüzmeyi öğrendin: geç olsun güç olmasın.
kelimesi kelimesine: Roma kralından bahsederken
lafı geçen kişi çıkagelince söylenir
🇹🇷 Türkçesi: iyi insan lafının üstüne gelirmiş
Hablando del rey de Roma... ¡mira quién llega!
İyi insan lafının üstüne gelirmiş... bak kim geldi!
kelimesi kelimesine: evi pencereden atmak
har vurup harman savurmak, masraftan kaçınmamak
🇹🇷 Türkçesi: har vurup harman savurmak
En la boda tiraron la casa por la ventana.
Düğünde har vurup harman savurdular.
© 2026 Hola Türkçe — Tüm hakları saklıdır. Bu sayfadaki ders anlatımı, örnek cümleler, çeviriler ve sorular özgün eserdir; 5846 sayılı FSEK ile korunmaktadır. İzinsiz kopyalanması, çoğaltılması veya başka mecralarda yayımlanması yasaktır ve tespit edildiğinde hukuki/cezai yollara başvurulur. Telif hakkı bildirimi →