Bağlaçlar ve Söylem Kalıpları
İspanyolca yazma ve konuşmada cümleleri bağlayan 35'ten fazla bağlaç ve söylem kalıbı: ekleme, karşıtlık, sebep-sonuç, sıralama ve görüş bildirme tabloları.
Kaynak: Hola Türkçe — https://holaturkce.com/gramer/baglaclar
Bağlaçlar (conectores) metni akıcı yapar ve düşünceler arasındaki ilişkiyi gösterir. Aşağıdaki tablolar işlevlerine göre gruplanmıştır; her kalıbı örnek cümlesiyle birlikte öğrenin.
Ekleme (bilgi eklerken)
| Bağlaç | Türkçesi | Örnek |
|---|---|---|
| y / e | ve | Hablo español y francés. (İspanyolca ve Fransızca konuşuyorum.) |
| también | de, da (ayrıca) | También quiero venir. (Ben de gelmek istiyorum.) |
| además | ayrıca, üstelik | Además, es muy barato. (Üstelik çok ucuz.) |
| incluso | hatta | Incluso mi abuela usa el móvil. (Hatta babaannem bile telefon kullanıyor.) |
| asimismo | aynı şekilde, keza | Asimismo, hay que mencionar el precio. (Aynı şekilde fiyattan da söz etmek gerek.) |
| por otra parte | öte yandan | Por otra parte, el clima es agradable. (Öte yandan iklim hoş.) |
Karşıtlık (zıt fikir belirtirken)
| Bağlaç | Türkçesi | Örnek |
|---|---|---|
| pero | ama, fakat | Quiero ir, pero no tengo tiempo. (Gitmek istiyorum ama vaktim yok.) |
| sin embargo | yine de, bununla birlikte | Es caro; sin embargo, lo compré. (Pahalı; yine de aldım.) |
| aunque | -e rağmen, gerçi | Aunque llueve, salimos. (Yağmur yağmasına rağmen çıkıyoruz.) |
| en cambio | buna karşılık, oysa | Yo trabajo mucho; en cambio, él descansa. (Ben çok çalışıyorum; oysa o dinleniyor.) |
| no obstante | buna rağmen | No obstante, el plan siguió adelante. (Buna rağmen plan devam etti.) |
| a pesar de | -e rağmen | A pesar del frío, fuimos a la playa. (Soğuğa rağmen plaja gittik.) |
| mientras que | oysa, halbuki | Ana lee mucho, mientras que su hermano no lee nada. (Ana çok okur, halbuki kardeşi hiç okumaz.) |
Sebep ve sonuç
| Bağlaç | Türkçesi | Örnek |
|---|---|---|
| porque | çünkü | No salgo porque estoy cansado. (Çıkmıyorum çünkü yorgunum.) |
| como | -dığı için (cümle başında) | Como llovía, nos quedamos en casa. (Yağmur yağdığı için evde kaldık.) |
| por eso | bu yüzden | Estaba enfermo, por eso no vino. (Hastaydı, bu yüzden gelmedi.) |
| así que | böylece, dolayısıyla | No había entradas, así que volvimos a casa. (Bilet yoktu, böylece eve döndük.) |
| por lo tanto | dolayısıyla, bu nedenle | Por lo tanto, necesitamos otro plan. (Dolayısıyla başka bir plana ihtiyacımız var.) |
| debido a | nedeniyle | El vuelo se canceló debido a la niebla. (Uçuş sis nedeniyle iptal edildi.) |
| ya que | madem, -dığına göre | Ya que estás aquí, ayúdame. (Madem buradasın, bana yardım et.) |
Sıralama (olayları/fikirleri dizerken)
| Bağlaç | Türkçesi | Örnek |
|---|---|---|
| primero | önce, ilk olarak | Primero, desayuno. (Önce kahvaltı ederim.) |
| en primer lugar | ilk olarak | En primer lugar, quiero agradecer a todos. (İlk olarak herkese teşekkür etmek istiyorum.) |
| luego | sonra | Luego voy al trabajo. (Sonra işe giderim.) |
| después | daha sonra | Después de comer, dormimos la siesta. (Yemekten sonra öğle uykusuna yattık.) |
| antes de | -den önce | Antes de salir, cierra las ventanas. (Çıkmadan önce pencereleri kapat.) |
| a continuación | ardından, akabinde | A continuación, veremos los resultados. (Ardından sonuçlara bakacağız.) |
| finalmente | son olarak, nihayet | Finalmente, llegamos al hotel. (Sonunda otele vardık.) |
| por último | son olarak | Por último, quiero añadir una cosa. (Son olarak bir şey eklemek istiyorum.) |
Görüş bildirme ve sonuç bağlama
| Bağlaç | Türkçesi | Örnek |
|---|---|---|
| en mi opinión | bana göre, bence | En mi opinión, es una buena idea. (Bence iyi bir fikir.) |
| creo que | sanırım, bence | Creo que va a llover. (Sanırım yağmur yağacak.) |
| pienso que | düşünüyorum ki | Pienso que tienes razón. (Bence haklısın.) |
| me parece que | bana öyle geliyor ki | Me parece que está cerrado. (Bana kapalıymış gibi geliyor.) |
| desde mi punto de vista | benim açımdan | Desde mi punto de vista, es un error. (Benim açımdan bu bir hata.) |
| en resumen | özetle | En resumen, fue un viaje estupendo. (Özetle harika bir yolculuktu.) |
| en conclusión | sonuç olarak | En conclusión, recomiendo este libro. (Sonuç olarak bu kitabı tavsiye ediyorum.) |
| es decir | yani | Llega mañana, es decir, el martes. (Yarın geliyor, yani salı günü.) |
💡 İpucu: Bu bağlaçlar DELE yazma bölümü için altın değerindedir: değerlendiriciler metnin 'cohesión' (bağdaşıklık) puanını bağlaç çeşitliliğine bakarak verir. Her paragrafı farklı bir bağlaçla açmayı alışkanlık edinin: en primer lugar → además → sin embargo → en conclusión.
💡 İpucu: Dikkat: 'y' bağlacı, i- veya hi- ile başlayan kelimeden önce 'e' olur (padres e hijos); 'o' bağlacı da o- veya ho- önünde 'u' olur (siete u ocho).
Diğer referans sayfaları
© 2026 Hola Türkçe — Tüm hakları saklıdır. Bu sayfadaki ders anlatımı, örnek cümleler, çeviriler ve sorular özgün eserdir; 5846 sayılı FSEK ile korunmaktadır. İzinsiz kopyalanması, çoğaltılması veya başka mecralarda yayımlanması yasaktır ve tespit edildiğinde hukuki/cezai yollara başvurulur. Telif hakkı bildirimi →