¡H!Hola Türkçe
🔍

Ortak Kelimeler Sözlüğü 🔤

İki dilin ortak mirası — çoğu Arapçadan, kimi Fransızca ve İtalyancadan, kimi de Sefarad göçüyle iki yöne taşınmış 50 kelime çifti. Her kartta ortak köken ve örnek cümle var; sesli dinleyebilirsin.

zeytin aceituna

🌱 Arapça az-zaytūn (zeytin ağacı)

İspanyolca zeytinyağına da aceite denir: az-zayt kökünden. Latince kökenli oliva ile yan yana yaşar.

Estas aceitunas son de Andalucía.Bu zeytinler Endülüs'ten.

şeker azúcar

🌱 Arapça as-sukkar (nihai kökeni Sanskritçe śarkarā)

Kelime Hindistan'dan Farsçaya, oradan Arapçaya geçti; İspanyolcaya Endülüs Arapçasından girdi.

¿Quieres azúcar en el café?Kahvene şeker ister misin?

kahve café

🌱 Arapça qahwa

İspanyolcaya İtalyanca caffè yoluyla, o da Türkçe kahve üzerinden geçti. Yani café, Türkçeden dünyaya yayılan bir kelime.

Tomamos un café después de comer.Yemekten sonra bir kahve içiyoruz.

limon limón

🌱 Arapça laymūn (Farsça līmū'dan)

Ponle un poco de limón al pescado.Balığa biraz limon sık.

yasemin jazmín

🌱 Arapça yāsamīn (Farsça yāsaman'dan)

El jardín huele a jazmín.Bahçe yasemin kokuyor.

cebir álgebra

🌱 Arapça al-jabr (parçaları birleştirme, kırık kemiği yerine oturtma)

Harezmî'nin 9. yüzyıldaki matematik kitabının adından gelir; algoritma kelimesi de Harezmî'nin adından türedi.

El álgebra es mi asignatura favorita.Cebir en sevdiğim ders.

kimya química

🌱 Arapça al-kīmiyā' (muhtemelen Yunanca khēmeía'dan)

İspanyolca alquimia (simya) kelimesi Arapça al- takısını hâlâ taşır.

Estudia química en la universidad.Üniversitede kimya okuyor.

sıfır cero

🌱 Arapça ṣifr (boş)

Aynı Arapça kökten İspanyolca cifra (rakam) ve Türkçe şifre de türedi.

La temperatura bajó a cero grados.Sıcaklık sıfır dereceye düştü.

şurup jarabe

🌱 Arapça sharāb (içecek)

Türkçe şarap ve şerbet de aynı Arapça kökün akrabalarıdır.

El médico me recetó un jarabe para la tos.Doktor bana öksürük için bir şurup yazdı.

şerbet sorbete

🌱 Arapça sharba (yudum, içimlik)

İspanyolcaya İtalyanca sorbetto yoluyla, o da Türkçe şerbet üzerinden geçti.

De postre pedí un sorbete de limón.Tatlı olarak limonlu bir şerbet dondurması istedim.

amiral almirante

🌱 Arapça amīr (komutan; amīr al-baḥr: deniz emiri)

El almirante dio la orden de zarpar.Amiral demir alma emri verdi.

satranç ajedrez

🌱 Sanskritçe chaturaṅga (dört kol); Farsça çatrang ve Arapça aş-şaṭranj yoluyla

İki dile de aynı yoldan, Hindistan-İran-Arap dünyası hattından ulaştı.

Mi abuelo me enseñó a jugar al ajedrez.Dedem bana satranç oynamayı öğretti.

fil alfil

🌱 Arapça al-fīl (fil; Farsça pīl'den)

İspanyolcada alfil yalnızca satrançtaki fil taşı anlamında kullanılır.

Movió el alfil y anunció jaque.Fili sürdü ve şah çekti.

patlıcan berenjena

🌱 Farsça bādingān; Arapça bāḏinjān yoluyla

Endülüs'ün meşhur tatlı-tuzlu mezesi berenjenas con miel (ballı patlıcan) bu mirasın tadıdır.

Las berenjenas fritas están riquísimas.Kızarmış patlıcan çok lezzetli.

safran azafrán

🌱 Arapça az-zaʿfarān

Paella'ya sarı rengini veren baharat; Safranbolu'nun adı da aynı bitkiden gelir.

La paella lleva azafrán.Paella'ya safran konur.

kırmızı carmesí

🌱 Arapça qirmizī (kırmız böceğinden elde edilen boya)

Boya, kermes adlı böcekten elde edilirdi; İngilizce crimson da aynı kökten.

Llevaba un vestido carmesí.Kırmızı (koyu al) bir elbise giyiyordu.

lacivert azul

🌱 Farsça lājvard (lapis lazuli taşı); İspanyolcaya Arapça lāzaward yoluyla

İspanyolca 'mavi' demek olan azul ile Türkçe lacivert aynı değerli taşın adından doğdu.

El cielo está muy azul hoy.Gökyüzü bugün masmavi.

mumya momia

🌱 Arapça mūmiyā (Farsça mūm: balmumu)

Türkçe mum kelimesi de aynı Farsça kökten gelir.

En el museo vimos una momia egipcia.Müzede bir Mısır mumyası gördük.

koton algodón

🌱 Arapça al-quṭn (pamuk)

Türkçeye Fransızca coton yoluyla girdi; İngilizce cotton da aynı Arapça kökten.

Esta camiseta es de algodón.Bu tişört pamuklu (koton).

harem harén

🌱 Arapça ḥarīm (korunan, kutsal alan)

Visitamos el harén del palacio de Topkapı.Topkapı Sarayı'nın haremini gezdik.

kadı alcalde

🌱 Arapça al-qāḍī (yargıç)

İspanyolcada anlam kaymış: alcalde bugün 'belediye başkanı' demek.

El alcalde inauguró el nuevo parque.Belediye başkanı yeni parkı açtı.

mahzen almacén

🌱 Arapça al-maḫzan (depo)

İspanyolcada almacén 'depo, büyük mağaza' anlamındadır; Türkçe mağaza da aynı kökün akrabası.

Guardan la mercancía en el almacén.Malları depoda (mahzende) saklıyorlar.

sabun jabón

🌱 Geç Latince sapo (Cermen kökenli); Türkçeye Arapça ṣābūn yoluyla

Kelime Latinceden Arapçaya, Arapçadan Türkçeye geçti; İspanyolca ise doğrudan Latinceden aldı.

Lávate las manos con jabón.Ellerini sabunla yıka.

papağan papagayo

🌱 Arapça babbaġā'

El papagayo repite todo lo que digo.Papağan söylediğim her şeyi tekrarlıyor.

zürafa jirafa

🌱 Arapça zarāfa

İspanyolcaya İtalyanca giraffa yoluyla geçti.

La jirafa es el animal más alto del mundo.Zürafa dünyanın en uzun hayvanıdır.

mescit mezquita

🌱 Arapça masjid (secde edilen yer)

Córdoba'daki ünlü Mezquita-Catedral, Endülüs mirasının simgesidir.

La Mezquita de Córdoba es impresionante.Córdoba Camii etkileyici.

minare alminar

🌱 Arapça manāra (ışık yeri, fener kulesi)

Sevilla'nın simgesi La Giralda, eski bir Muvahhid minaresidir.

La Giralda fue el alminar de la antigua mezquita.La Giralda, eski caminin minaresiydi.

sultan sultán

🌱 Arapça sulṭān (güç, otorite)

El sultán vivía en un palacio enorme.Sultan devasa bir sarayda yaşıyordu.

vezir alguacil

🌱 Arapça al-wazīr (vezir)

İspanyolcada anlam düşmüş: alguacil bugün 'mübaşir, zabıta görevlisi' demek.

El alguacil entregó la citación del juzgado.Mübaşir mahkeme çağrısını teslim etti.

sofa sofá

🌱 Arapça ṣuffa (sedir, seki)

İspanyolcaya Fransızca sofa yoluyla geçti.

Nos sentamos en el sofá a ver una película.Film izlemek için sofaya (kanepeye) oturduk.

maskara máscara

🌱 Arapça masḫara (alay, soytarı)

İspanyolcaya İtalyanca maschera yoluyla geçti; İspanyolcada 'maske', Türkçede 'gülünç kimse' anlamına evrildi.

En el carnaval todos llevan máscara.Karnavalda herkes maske takar.

alkol alcohol

🌱 Arapça al-kuḥl (sürme, ince toz)

Başta göz sürmesi gibi ince tozları, sonra damıtılmış özleri anlatan bir simya terimiydi.

Este desinfectante contiene alcohol.Bu dezenfektan alkol içeriyor.

ıspanak espinaca

🌱 Farsça aspanāḫ; İspanyolcaya Arapça isfānāḫ, Türkçeye Yunanca yoluyla

Las espinacas tienen mucho hierro.Ispanakta çok demir vardır.

narenciye naranja

🌱 Farsça nārang (Sanskritçe nāraṅga'dan); Arapça nāranj yoluyla

Dikkat: Türkçe portakal ise Portekiz'in adından gelir; naranja'nın akrabası portakal değil, narenciye ve turunçtur.

Me tomo un zumo de naranja cada mañana.Her sabah bir portakal suyu içerim.

tersane arsenal

🌱 Arapça dār aṣ-ṣināʿa (imalat evi)

İki dile de İtalyan liman kentlerinin aracılığıyla geçti; İspanyolcada aynı kökten atarazana (tersane) kelimesi de vardır.

El arsenal de la ciudad construía barcos de guerra.Şehrin tersanesi savaş gemileri inşa ediyordu.

yelek chaleco

🌱 Türkçe yelek; İspanyolcaya Cezayir Arapçası yoluyla

Yönü ters bir yolculuk: bu sefer Türkçe bir kelime İspanyolcaya göç etti.

En la obra hay que llevar chaleco reflectante.Şantiyede reflektörlü yelek giymek zorunlu.

pazar bazar

🌱 Farsça bāzār

İspanyolcada bazar, genellikle her şeyin satıldığı dükkânlar için kullanılır; Kapalıçarşı ise Gran Bazar'dır.

Compré recuerdos en el Gran Bazar de Estambul.İstanbul'daki Kapalıçarşı'dan hediyelik aldım.

divan diván

🌱 Farsça dīwān (meclis, defter); Arapça ve Türkçe yoluyla Batı dillerine

Hem Osmanlı devlet meclisini hem sedir tipi koltuğu anlatan kelime, İspanyolcaya mobilya anlamıyla ulaştı.

El paciente se recostó en el diván del psicólogo.Hasta, psikoloğun divanına uzandı.

kaftan caftán

🌱 Farsça ḫaftān; Türkçe kaftan yoluyla Batı dillerine

En el museo se exhiben caftanes otomanos.Müzede Osmanlı kaftanları sergileniyor.

köşk quiosco

🌱 Farsça kūşk (köşk); Türkçe köşk ve Fransızca kiosque yoluyla

Osmanlı bahçe köşkleri Avrupa'da modaydı; kelime bugün İspanyolcada 'gazete büfesi' demek.

Compro el periódico en el quiosco de la esquina.Gazeteyi köşedeki büfeden alıyorum.

şal chal

🌱 Farsça şāl

Se puso un chal porque hacía fresco.Hava serin olduğu için bir şal aldı.

tülbent turbante

🌱 Farsça dulband; Türkçe tülbent yoluyla İtalyancaya ve İspanyolcaya

Lale demek olan tulipán da aynı kökten: çiçek, sarığa benzetildiği için bu adı aldı.

El retrato muestra a un hombre con turbante.Portre, sarıklı bir adamı gösteriyor.

pijama pijama

🌱 Farsça pāy-jāma (bacak giysisi); Hindistan ve İngilizce yoluyla

Los niños ya están en pijama.Çocuklar çoktan pijamalarını giydi.

banyo baño

🌱 Latince balneum (hamam)

Türkçeye İtalyanca bagno yoluyla girdi.

¿Dónde está el baño, por favor?Tuvalet (banyo) nerede acaba?

yoğurt yogur

🌱 Türkçe yoğurmak fiilinden

Dünya dillerine Türkçeden yayılan en ünlü kelime; İspanyolca sözlüğe de Türkçeden girdi.

Desayuno yogur con fruta.Kahvaltıda meyveli yoğurt yiyorum.

gitar guitarra

🌱 Yunanca kithára; İspanyolcaya Arapça qīṯāra yoluyla

İspanyol gitarının adı bile Endülüs'ten geçiyor: Yunanca çalgı adı, Arapça üzerinden İspanyolcaya ulaştı.

Toca la guitarra flamenca desde niño.Çocukluğundan beri flamenko gitarı çalıyor.

domates tomate

🌱 Nahuatl dilinde tomatl (Meksika)

Amerika'nın keşfinden sonra İspanyolca yoluyla dünyaya yayıldı; Türkçeye Yunanca üzerinden ulaştı.

La ensalada lleva tomate y cebolla.Salatada domates ve soğan var.

masa mesa

🌱 Latince mensa

Türkçeye Rumence masă yoluyla girdi; İspanyolca doğrudan Latinceden korudu.

Pon los platos en la mesa.Tabakları masaya koy.

palyaço payaso

🌱 İtalyanca pagliaccio (saman yatak; komedi karakteri)

El payaso hizo reír a todos los niños.Palyaço bütün çocukları güldürdü.

kiraz cereza

🌱 Yunanca kerásion; İspanyolcaya Latince ceresia yoluyla

Antik yazarlara göre kiraz, adını Karadeniz'deki Kerasus'tan (bugünkü Giresun) alır.

En junio compramos cerezas muy dulces.Haziranda çok tatlı kirazlar aldık.

© 2026 Hola Türkçe — Tüm hakları saklıdır. Bu sayfadaki ders anlatımı, örnek cümleler, çeviriler ve sorular özgün eserdir; 5846 sayılı FSEK ile korunmaktadır. İzinsiz kopyalanması, çoğaltılması veya başka mecralarda yayımlanması yasaktır ve tespit edildiğinde hukuki/cezai yollara başvurulur. Telif hakkı bildirimi →